Monday, December 24, 2012

Bizim Bi Kıyamet Vardı, Ne Oldu O?

21 Aralık 2012'de kıyamet kopacak diye bekledik filan bişey olmadı ya hani, işte ben zaten bişey olmaz diyordum. Sanki hep Mayalar'ı dinlemişiz dee, hep bunlar haklı çıkmış daa, kıyameti bileceklermiş, peh... Ne ebleh insanlar var, Şirince'ye filan sığındı bu eblehler, bildiğiniz üzere. Şimdi bi noktada insanlar inanmış, inançla dalga geçmek hoş bişey değil ama kardeşim bu da şu ebleh Tom Cruise'un dinine - scientology - inanmak gibi birşey, Mormon'luk gibi birşey bir yerde. Mormonca davranışlar bunlar, tasvip etmiyorum.

Tüm bu Mormonluk içinde ben ne yaptım peki? Saat 13:11 sularında işteydim ve bir toplantıdaydım zaten, dolayısıyla kıyameti kaçırdım. Olur da akşam bişey olursa en azından eğlenerek gideyim bu dünyadan dedim ve Dünyanın Son Konseri'ne gittim. Çok da eğlendik, kıyameti gene kaçırdık, olsundu değmişti.



Nedir bu Dünyanın Son Konseri diye düşünenler olabilir içinizde hemen aydınlatayım efendim. Büyük Ev Ablukada'nın ilk Full Faça albümünün lansmanının yapıldığı konser diye özetlenebilir. Yukarıda da konserin süper yaratıcı bulduğum tanıtım videosunu izlemenizi tavsiye ederim çünkü, çok eğlenceli.
 
 
Albüm kadar konser de Full Façaydı vallahi şekerim. Işık gösterileri, lazerler, böyle tavandan örtüler sarkıtarak atraksiyon yaratmalar, dans şovları filan bayağı profesyonel bir konser izledik BEA ekibinden.
 
Her konserde olduğu gibi açılış yine Berkun Oya'nın sesinden yapıldı. Canavarbanavar (Bartu Küçükçağlayan veya çoğunluğun bildiği ismiyle Orçüüün) sahneye adım attığında diğer elemanlardan daha fazla alkışla karşılandı ki bunda dizinin (Yalan Dünya) büyük payı olduğu aşikar. Hatta gelen kitlenin büyük kısmı grubu bu Orçüüün karakterinden sonra keşfedenlerden oluşuyordu sanıyorum ya da benim etrafımda konuşlanan değişik arkadaş grupları öyleydi. Standard sapması olabilir, tam bir istatistiki analiz yapmam mümkün olamadı ne tekim.


İlk şarkı olarak Havadar'ı yeni düzenlemesiyle dinleyen seyirci konser boyunca çok eğlendi. Ben ise naçizane şaşkındım. Aslında şaşkın değildim de daha çok aferin lan keratalara, ne güzel iş yaptılar, koçumlar benim durumundaydım. Tahminim Afordisman Salihins (Cem Yılmazer veya Canavar'ın kendisine hitap ettiği şekliyle Şişman) tarafından hazırlandığını düşündüğüm ışık düzeni inanılmaz güzeldi. Bilemiyorum belki credit başkasına gitmeli ama bence Afordis'in işiydi o iş, öyle gibilerime geliyor.
 

BEA üyelerinin yüzlerindeki ifadelerden anladığım kadarıyla onlar da en az benim kadar şaşkınlardı. Burada yazar sahneye ne kadar yakın olduğunu çaktırmadan belli de edermiş. Hep düşünmüşümdür, böyle evde kendi halinde yaptığın şarkının gün gelip de başka başka insanlar tarafından hep bir ağızdan söylenmesi nasıl bir histir acaba? Çok acayip güzel birşey olmalı lan!! Resmen bunun keyfini çıkardı adamlar sahnede ve ben onların bu mütevaziliğine ve şaşkınlığına hayranlıkla baktım (Canavar kendisine atılan çamaşırı eliyle yakaladı ve bööyle bir bakakaldı, utandı gibi birşeyler oldu hatta) Güzel adamlar vesselam...
 

Konserin en eğlenceli süprizlerinden biri de Omçelik (Onur Ünsal) ve sexy dansçılarının Miami şovuydu. Adamlar bayağı dans çalışmışlar filan olm!! Böyle t-shirt çıkartmalı, fırlatmalı falanlı hem de... Kaydedip paylaşmak isterdim sizlerle ama sonra '' amaaan şimdi çeksem önümümdeki koca kafalı çocuğun bonus saçları da çıkacak aradan, görüntü kalitesi felaket olacak, o yüzden gerek yok '' dedim. Çok süprizli oldu zaten olay ki, valla...
 
Kapanış her zamanki gibi Tayyar Ahmet'in Sonsuz Sayılı Günleri ile yapıldı ve gecenin son süprizi olarak Berkun Oya sahneye adım attı. Bu adamla ilgili hislerimin tarifi mümkün değil, hiç denemiyorum o yüzden. Adamcağızı görür görmez ergenler gibi bağırmayaydım iiydi. Neyse artık olana çözüm yok, accık utandım amma çabuk geçti. Bakar mısın ama lütfen şuna bir, nasıl bişeydir bu? Okan Yalabık da sahneye çıkaydı tadından yenmezdi ama izdiham olur diye saklanmış olabilir içerlerde bir yerlerde. Ama orada olduğuna eminim, olmalıydı yani. Gitmemişse ayıp etmiş valla şekerim...

Berkun Oyacım sahneye girdiği hızla sahneden çıktı, yanına da BEA ekibini alaraktan. Sonra işte bis filan yapıldı gene geldiler bir iki şarkı daha söylediler öyle bitti konser. Kaçıranlar üzülsün bence çünkü, kaçırılmaması gereken bir konserdi keza. BEA'nın konseri sitelerinden canlı yayınladığına dair duyumlar aldım, madem kaçırdınız keşke ordan izleseymişsiniz, neyse kısmet değilmiş diyelim.
 
Sonuç olarak 21.12.2012'de kıyamet filan kopmadı, hala yaşıyoruz, buna yaşamak denirse a dostlar. Ben ise torunlarıma torbalarıma anlatabileceğim eğlenceli bir anı edinmiş oldum. Bana sorarlarsa kıyamet günü ne yaptın diye, Dünyanın Son Konseri'ne gittiydim yavriiim diyebileceğim. Umarım ebleh gibi Şirince'ye gitmediğim için benimle gurur duyarlar.